Yürüyen Köşk

 Yürüyen Köşk

Yalova’da Millet Çiftliği’nde raylı evin inşaatında. (24 Temmuz 1930)

Yürüyen Köşk

Yıl 1930, Yalova Çiftlikleri Müdürü Necati Turgay Atatürk’ün ağaç sevgisini şöyle anlatır:

-“Atatürk’e bir köşk yapıyorduk. Halen bu köşk ayaktadır. Bize verilen direktifte köşkün teras kısmının büyük çınar ağacının gölgesi altında olması emredilmişti. Ziya Bey ve 1–2 profesörle yerini tespit ettik. İnşaata başladık. Gelip köşkü gördüklerinde beğenmediler. ‘Bu köşk yıkılsın, ben bu köşkü istemiyorum’ dediler. Hâlbuki köşk epeyce ortaya çıkmıştı. Atatürk haklıydı. Çünkü Atatürk umumiyetle öğleden sonra çiftliğe gelmeyi tercih ediyorlardı. Büyük terasta oturdukları zaman çok sevdikleri denizi ve doğayı, Yalova’nın çok güzel olan gurubunu seyredemiyorlardı. Büyük çınar ağacının gölgesi görüşü tamamen kapıyordu. Dolayısı ile ne gurup ne deniz görülemiyordu. ‘Yıkın bunu’ dediler. Epey masraf yapmıştık, tabii külfet oldu. Üniversite profesörlerinden Sadi Bey ve İhsan Bey vardı. Atatürk’e ‘Yıkmayalım, bu binayı nakledelim’ dediler. Atatürk ‘Nasıl olur’ dedi. Hesaplarını yaparız, naklederiz’ dediler. Atatürk bu fikri orijinal buldu. ‘O halde nakledin bakalım’ dedi. Aşağı yukarı, 5, 5–6 aylık bir çalışmadan sonra alınan tertibatla bu köşk evvela terası ki 28 ton ağırlığındaydı, betonarmeydi ve arkasından 2 katlı köşk taşındı. Atatürk merak etti ve köşkün taşınmasını saatlerce durarak seyretti ve beğendi. O kadar isabetli nakledildi ki bugün 50 seneye yakın oluyor köşk 1 santim dahi oynamadı… Yalnız kışın kuzey rüzgârlarından etkileniyor; dalgalar, tuzlu sular duvarlarına çarpıyor.”

Bir ağaç kurtarmak için 4 m. 80 cm. köşkü kaydıran Gazi’nin özlemi; yeşil bir Türkiyedir. Köşkün kaydırılışından 78 yıl sonra oradaydım. Köşkte mesleğim icabı yaptığım incelemede, herhangi bir oturma çatlağına rastlamadım. Yetkililer, köşkün kaydırılmasına neden olan dalın 1938 yılında hastalandığı için kesildiğini anlattılar.1

1 Nazmi Kal, Atatürk’le Yaşadıklarını Anlattılar, Bilgi Yayınevi, Ankara 2001, s. 159–160.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın