Yerde de Allah’ın Taşı Dolu

 Yerde de Allah’ın Taşı Dolu

Yerde de Allah’ın Taşı Dolu

Türk Birlikleri, uzun süreli bir çarpışmaya yetecek cephene birikimine de sahip değildi. Sırf cephaneden tasarruf için askeri gereklerin ve savaş taktiklerinin çoğu uygulanamıyordu.

10 Ocak 1921 günü akşamı, Batı Cephesinden Ankara’ya çekilen bir telgraf, Türk savaşçılarının çaresiz durumlarını ortaya koyuyordu. “Cephane gönderin, yeniliyoruz” ileti telgrafına karşılık eldeki tüm imkânlar zorlanarak, beş on sandık cephane yola çıkarılabilmişti. Bir ağır makineli tüfek takımının en fazla 10–15 dakikalık ateşini sağlayabilecek olan bu cephanenin ne zaman cepheye ulaşacağı belirsizdi. Bu az sayıdaki cephane yola çıkarılırken, Milli Savunma Bakanı Fevzi (Çakmak) Paşa, Batı Cephesi Komutanlığına şöyle bir telgrafla yanıt vermişti:

-“Size bir tren cephane gönderdim. Elinize varıncaya kadar direnme imkânını temin ediniz.” Kurtuluş Savaşının çaresiz Anadolu’sunun tarihe geçen en acı belgelerinden biri olan bu telgrafı imzalarken, Fevzi Paşa’nın gözyaşlarını tutamadığına tanık olanlar vardır.

Mahmut Esat Bozkurt1, I. İnönü Savaşı’nda, bir kısım askerin süngüsü olmadığı için taşla dövüştüğünü, Milletvekili General Sıtkı’dan dinlediği olayı örnek vererek anlatır:

-“Alay kumandanı düşmanın yaklaştığını, fakat askerin dövüşmek için süngüsü olmadığını söylediği zaman, General şu yanıtı vermiş: ‘Bellerinde kuşak vardır. Yerde de Allah’ın taşı dolu. Doldursunlar süngü yerine onu kullansınlar.

Düşman yaklaştığı zaman bir kısım kuvvetlerimiz süngüye karşı taşla dövüşmüşlerdir. Düşmanın başını taşla ezmişlerdir. Ve düşman savaş alanını bize bırakmıştır!”

Yunan Ordusunun Ankara önlerine kadar geldiği, 22 gün geceli gündüzlü süren ölüm-kalım savaşı Sakarya’da yaşananlar yokluklar yönünden farklı değildir.

1 Mahmut Esat (Bozkurt), (1892-1943), Hukukçu. TBMM’de 1. Dönemden ölümüne kadar sürekli İzmir Milletvekili olarak görev yaptı. Türkiye Cumhuriyetinin ilk Adalet Bakanıdır.

2 KARADUMAN, Fethi, Atatürk Devrimi, Günizi Yayınları, İstanbul 2006, s. 406-407.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın