Onuncu Yıl Marşı

 Onuncu Yıl Marşı

Onuncu Yıl Marşı

Onuncu yıl marşının güftesi Behçet Kemal Çağlar ile Faruk Nafiz’in şiirleri bir araya getirilerek hazırlanmıştı. Sıra bestesine gelmişti. Recep Peker beni çağırttı. Bir müsabaka şartnamesi hazırlamamı emretti:

-“Efendim, dedim, ben yarışma fikrine karşıyım. Esasen musiki ve bestekârlık bir günde ilham ile elde edilecek işler değildir. Ülkemizde bu işi yapabilecek dört beş kişi vardır. Ancak bunlar yapabilir” dedim. Recep Bey bunlara ayrı ayrı sipariş vermemizi söyledi.

-“Hakem kim olacak?” diye sordum.

-“Peki, ne yapalım? Deyince, bu beş bestekârdan birine bu işi vermeyi teklif ettim.” Cemal Reşit’e (Rey) başvurdum. Üstat o güzel bestesini yaptı. Herkes beğendi. Biz de otuz bin plak yaparak Türkiye’nin her tarafına gönderdik. Recep Peker beni çağırdı:

-“Gördün mü olanları?” dedi. “Senin aklına uyduk, başımıza iş açtık. Zeki Bey de bir Onuncu Yıl marşı bestelemiş, Gazi’ye takdim etmiş. Paşa da akşam, bir de onu dinleyelim, dedi. Öbür akşam, köşkte dinlenecek. Tabii Zeki Bey, Musiki Muallim korosuyla ve orkestra ile çalacak, biz bizim plakları dinleteceğiz. Gazi onu beğenecek. Ben de bütün plakları sana ödetirim.”

Necip Ali söze atıldı:

-“Efendim, izin verirseniz biz Münir Hayri ile bu işi konuşalım. O bir şeytanlık bulur.”

Necip Ali ile düşündük. Acele Cemal Reşit Bey’i Ankara’ya çağırttık. Bir önlem de biz aldık. O akşam, Çankaya’da toplantı oldu. Gazi bizim plağı dinlemeye hazırlanıyordu. Biz önce Zeki Bey’in parçasını dinlemeyi teklif ettik. Cumhurbaşkanı Orkestrası eşliğinde Musiki Muallim Mektebi korosu, Zeki Bey’in çok güzel marşını dört sesle söyledi. Sıra bizim plağa gelince, bizim marşın balkonda dinleneceğini arz ettik. Gazi, kısa bir şaşkınlıktan sonra:

-“Olur, buyurun balkona” dedi.

Balkonun dibinde bütün muhafız alayı, başta bando ile bekliyordu. Verilen işaret üzerine binlerce asker hep bir ağızdan haykırdı:

-“Çıktık açık alınla on yılda her savaştan…”

Ankara’nın sakin gecesinde, bu heybetli asker sesi dağlara çarpıyor, dönüp büyük yankılarla yine bize geliyordu. Bir aralık Gazi’nin gözleri yaşardı. Ve marş bitti. O zaman büyük Gazi:

-“Zeki Bey’in marşı çok güzel, fakat bunu herkes çok kolay söyleyebilecektir. Hem de çok tesirli… Cemal Reşit’in marşı devam edecektir” Dedi.

Ertesi gün Recep Bey beni çağırttı:

-“Bu marş değişseydi, ben istifa edecektim” dedi.1

1 Münir Hayri Egeli, Atatürk’ten Bilinmeyen Hatıralar, Ankara 1959, s. 94–95.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın