Mustafa Kemal ve General Townshend

 Mustafa Kemal ve General Townshend

Mustafa Kemal ve General Townshend

Mustafa Kemal ve General Townshend

Birinci Dünya Savaşında, Irak’ta, İngilizlerle savaşıyorduk. Kütülemara Kalesini epey uğraştıktan sonra Türk Ordusu ele geçirmiş, içindekileri de komutanları General Townshend ile birlikte esir etmiştik. Komutan İstanbul’a getirilerek savaşın sonuna değin Heybeliada’da gözaltı edilmiş, bırakışma olunca da yurduna dönmüştü.

Anadolu’da Kurtuluş Savaşı başladıktan sonra General Townshend’in güney kıyılarımızdaki limanlardan birine geldiği ve Mustafa Kemal ile görüşmek istediği bildiriliyor. Mustafa Kemal onu Konya’da kabul ediyor, ama ikisi karşılaşınca General şaşkın şaşkın duraklıyor ve şöyle bir konuşmaya yol açıyor:

-“Affedersiniz, görüyorum ki işin içinde isim benzerliğinden doğan bir yanlışlık var, ben sizi başka bir Kemal sanmıştım.”

-“Nasıl bir Kemal?”

-“Kütülemara’da ordumla birlikte çevrilmişken karşı tarafta Kemal adlı çok centilmen bir komutan vardı. Onunla düşman olmakla birlikte aynı zamanda çok da dost olmuştuk. Bu işin başına onun geçtiğini sandım da…”

-“Onunla dost olduğunuz gibi benimle de dost olabilirsiniz.  Buyurun, oturun.” General oturur. İki asker, iki insan birbirini anlamakta gecikmezler. Biri karşısındakinin nasıl kutsal bir dava peşinde olduğunu, öbürü de ötekinin hala düşman durumunda olan bir devletin generali olmakla birlikte ne denli insanca düşündüğünü görür.

General hayran kaldığı yeni dostuna birkaç gün konuk olduktan sonra ayrılmak için izin isteyince Paşa şöyle bir öneride bulunur:

-“Ben Ankara’ya döneceğim. Orada, içlerinde sizin doğrudan doğruya kendi dilinizle konuşabileceğiniz kimseler de bulunan arkadaşlarım var. İster misiniz birlikte gidelim? Onlarla da tanışmış olursunuz.”

Ankara’ya dönüyorlar. General orada yeni tanıdıklar ediniyor. Yurduna dönmek üzere vedalaşırken Paşa ona soruyor:

-“Arkadaşlarımı nasıl buldunuz?”

-“Çok centilmen insanlar, ancak korkarım ki içlerinde sizi benim anladığım ölçüde henüz anlamamış olanlar vardır.”

Paşanın karşılığı şu olmuş:

-“Bunu biliyordum. Fakat bu halin size de sezdirilecek bir derecede olduğunu şimdi anlamış oluyorum.”1

1 Mehmet Ali Ağakay, Atatürk’ten 20 Anı, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara 1963. s. 24-25

Kaynak: Atatürk ve Unutulmaz Anıları, Ahmet Gürel, Bülent Türker, Nisan 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın