Mustafa Kemal Sivas Kongresinde 2

 Mustafa Kemal Sivas Kongresinde 2

Mustafa Kemal Sivas Kongresinde 2

Hatay’ın ilk Cumhurbaşkanı olan Tayfur Sökmen1’in  bir hatırası:

Sivas Kongresi’ni toplamak üzere Erzurum’dan Sivas’a giderken Erzincan boğazı ağzında otomobilini durduran jandarmaların başındaki subay:

-“Dersim Kürtleri boğazı tutmuşlar… Tehlike var. Geçilemez. Bunları püskürtmek için merkezden kuvvet istedik. Gelinceye kadar Erzincan’da beklememiz uygun olur” deyince, Mustafa Kemal Paşa, Erzincan’a dönmedi.

Döndüğü takdirde, millî mücadelenin yönünü tayin ve tespit etmek gibi çok önemli ve esaslı bir vazife için toplanacak Sivas Kongresi’ne katılmak amacıyla oraya gelmiş kendisini bekleyen delegeler gibi henüz şüpheli gözlerle bakan birçoklarının da korkaklığına hükmetmeleri ve böylece her şeyin daha başlarken altüst olması ihtimalini düşünerek:

-“Hayır dönmeyeceğiz… Ne pahasına olursa olsun, yolumuza devam edeceğiz” dedi ve yanındaki arkadaşlarına:

-“Hızla gidilecek. Vurulan, ölen olursa olsun onunla meşgul olunmayacak, yolda ancak tam şose üzerinde ve yakınında, yolu kapayan eşkıya ile karşılaşılırsa, hep otomobillerden atlayarak, hücum edip yolu açacağız. Kurtulanlar yola devam edecekler” emrini vererek, otomobilini boğaza doğru sürdü ve Sivas’a gitti.

O zaman, hattâ daha sonraları da, onun bu hareketini, çılgınca bir cesaret sayanlar oldu.

Mustafa Kemal Paşa 1919 yılı yaz ortasına doğru Sivas’ta bulunduğu sırada çalışma arkadaşı Rauf (Orbay) Bey ile beraber o zamanlar idadi mektebi denen şimdiki lise binasında oturmaktadır. Bir gün Sivas Valisi Reşit Paşa Mustafa Kemal Paşa’yı ziyaret etmek ister. Paşa da; “Buyursunlar” der. Reşit Paşa elinde bir telgrafla ve telâşla içeriye girer.

Biraz konuştuktan sonra telgrafı Mustafa Kemal Paşa’ya takdim eder. Paşa telgrafı okur. Yanında oturan Rauf (Orbay) Bey’e verir, O da okur ve Mustafa Kemal Paşa’ya hitaben; “Paşam bir şey anlamadım” der. Telgraf, İstanbul’dan Mudanya yoluyla Konya’ya gelmiş olan Vali Paşa’nın akrabası öğretmen Leman Hanım’dandır. Telgraf şudur:

Emriniz altında çalışmak üzere birçok zahmetlere katlanarak İstanbul’dan buraya gelebildim. Sivas’a da gelmek istiyorsam da İstanbul’dan hareketim günü Babıâlide görevli akrabamdan birisi sizin azledilip yerinize Elâziz Valisi Galip Bey’in tayin edildiğini işitmiş, inanmak istemedik. Amma içimizde bir şüphe doğmuş oldu. Eğer böyle bir şey varsa oraya kadar zahmet etmeyeyim. Emrinizdeyim. Mustafa Kemal Paşa, Vali’den sorar;

-“Bundan siz ne anladınız?”

Vali cevap verir:

-“Buraya gelinceye kadar İçişleri Bakanı ile makine başında görüşüyorduk. Böyle bir emir almadığım gibi bunu tasdik edecek en küçük bir şeyi dahi hissetmedim.”

Mustafa Kemal Paşa bunun üzerine önündeki masada duran zili çalar. İçeriye giren Yaver Cevad Abbas’a emir verir:

-“Karargâhtan birkaç er al. Acele telgrafhaneye git. 8–10 günlük görüşme kayıtlarını alıp getir.” Yaver Cevad Abbas aldığı emri yerine getirmek için telgrafhaneye gider. Görüşme evrakını toplayıp getirir, masanın üzerine bırakır. Evrak incelenince görülür ki gerçekten Vali Reşit Paşa azledilmiş, yerine Elâziz Valisi Galip Bey tayin edilmiş. Aynı zamanda Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını muhafaza altında İstanbul’a da göndermeye görevli kılınmış. Durum anlaşılınca Mustafa Kemal Paşa Elâzığ civarında bulunan Alay Kumandanı İlyas Bey’e derhal bir telgraf çekerek hızla Elâzığ’a hareket etmesini ve Galip Bey’in Sivas’tan hareketinden evvel yakalanıp muhafaza altında gönderilmesini emreder. Alay Kumandanı bu emri yerine getirmeye kalkınca onun gelmekte olduğunu haber alan Galip Bey derhal Malatya tarafına kaçar ve bu suretle haince hareket sonuçsuz kalır. Mustafa Kemal Paşa’nın yüksek görüşü, hızlı sezisi ve yerinde kararı ile kendini ve arkadaşlarını kesin bir baskından kurtararak aziz vatanın kurtuluşunu sağlamış olur.2

1 Tayfur Sökmen, (1892–1980), Hatay Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra Tayfur Sökmen Hatay Cumhurbaşkanlığı’na seçilmiştir. Hatay Cumhuriyeti 29 Haziran 1939’da Millet Meclisi kararıyla Türkiye Cumhuriyetine katılmıştır.

2 BANOĞLU, Niyazi Ahmet, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, Garanti Matbaası, İstanbul 1967., s. 122–124.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın