Mıstık Sağ Olsun

 Mıstık Sağ Olsun

Mıstık Sağ Olsun

Atatürk, gençliğinde Harbiye’de bir koltuk meyhanesine uğrar, her zaman aynı masaya otururmuş. Meyhane sahibi, babacan, şakacı bir adammış. Mustafa Kemal bazen, “Barba, bu akşam param yok!” Dermiş. Meyhaneci, genç subayın omzunu okşar ve daima şu teklifsiz cevabı verirmiş:

-“Mıstık sağ olsun be!”

Yıllar sonra Atatürk bir akşam, gençliğinde devam ettiği bu meyhaneyi hatırlamış:

-“Bu akşam oraya gideceğiz” demiş. Cumhurbaşkanının otomobillerle meyhanesine geldiğini gören ve bir kat daha ihtiyarlamış olan Barba, hemen Atatürk’ün eski yerini hazırlamış, masayı donatmış.

Gençlik hatırasının canlanmasıyla neşelenen Atatürk, ilk kadehten sonra:

-“Barba, demiş; haberin olsun, bu akşam yanıma para almadım!”

Barba yerlere kadar eğilerek, nail olduğu büyük şerefin minnettarlığını anlatmış. Atatürk, biraz sonra yine seslenmiş:

-“Sahi söylüyorum, yanında para yok!” Barba yine eğilmiş:

-“Aman efendim, paranın lafımı olur?” demiş. Atatürk üçüncü defa olarak:

-“Barba, sen inanmıyorsun ama, vallahi parasızım!…” deyince, ihtiyar meyhaneci dayanamamış; tıpkı eskiden yaptığı gibi, büyük bir teklifsizlikle, elini Atatürk’ün omzuna koyarak:

-“Aldırma be, Mıstık sağ olsun!” dedikten sonra, ilave etmiş:

-“Zo, bana bunu söyletmek mi istersin?”

(Rıza Ruşen Yücer’den alınmıştır.)1

1 Hilmi Yücebaş, Atatürk’ten Nükteler, Fıkralar ve Hatıralar, 2. Baskı, Kültür Kitabevi, İstanbul 1973. s. 181

Kaynak: Atatürk ve Unutulmaz Anıları, Ahmet Gürel, Bülent Türker, Nisan 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın