Geleneksel Dostluk

 Geleneksel Dostluk

Geleneksel Dostluk

28 Haziran 1933, Ankara Erkek Lisesi’nde, sınava giren çocuklardan biri sorulan soruya şöyle karşılık vermişti:

-“Fransa ile olan geleneksel dostluğumuz gereği…”

Gazi, derhal sözü keserek sormuştu:

-“Hangi geleneksel dostluk, bu da nereden çıktı, kim söyledi bunu?”

O zaman coğrafya öğretmeni ayağa kalkarak “Ben söyledim Paşam” diye onun hiddetini azaltmaya çalışmıştı. Bana dönünce ve “sen söyle tarih hocası” deyince, hemen ayağa kalkarak cevap vermiştim.

-“Paşam ortada bir geleneksel dostluk yoktur. Yalnız ortak hareketlere Fransız yazarları geleneksel dostluk niteliğini vermişlerdir. Örneğin Kırım Savaşı’nda olduğu gibi…”

-“Aferin, bu gerçekten böyledir. Acınarak söylüyorum Türk’ün geleneksel dostu yoktur. Çıkarlar ortak olunca Avrupalılar buna hemen ‘geleneksel dostluk’ ismini vermişlerdir buyurmuşlardı.” (Dr. Samih Nafiz Tansu, Cumhuriyet Gazetesi, 10 Kasım 1950)1

1 Hilmi Yücebaş, Atatürk’ten Nükteler, Fıkralar ve Hatıraları, İstanbul 1973, s. 136-137.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın