Gazi İplikçizade Köşkü’nde Yunan Bayrağına Basmıyor

 Gazi İplikçizade Köşkü’nde Yunan Bayrağına Basmıyor

Gazi İplikçizade Köşkü’nde Yunan Bayrağına Basmıyor

Gazi bu engin insanlık duygusu ile milletlerin istiklali prensibine olan gönülden saygı ve bağlılığını İzmir’e girdiği sırada da göstermişti… O’na İzmir’de Karşıyaka’da bir ev hazırlanmıştı ki, bu evde işgal sırasında da Yunan Kral Konstantin’de kalmıştı…

Evin sahibinin oğlu ile hazırlıkta çalışanların bazı yakın akrabası Yunanistan’da esir bulunuyorlardı; işgal sırasında, bütün Türkler gibi çok ızdırap çekmişlerdi; içlerinden yaralıydılar ve Yunanlılardan öç almak ateşiyle yanıp tutuşuyorlardı.

Ruşen Eşref Ünaydın’dan 10 Eylül 1922 gününe ait bir anı okuyalım:

“Hep bitmeyen, tükenmeyen alkışlar ve kutlayışlar arasında evin önüne vardın. Atlar durdu. Araba durdu.

İki yanının sarmış bir coşkun halk arasından geçtin. Evin merdiven taraçasına çıktın. Seni yerlere eğilerek; Seni el çırparak; Seni dualar ederek karşılayan kadın, erkek kalabalığın önünde durdun.

Seni içeri davet ediyorlardı. Sen duruyordun. …Yerde yatan örtüyü sordun. O, ipekten kocaman bir düşman bayrağıydı ki üzerine basılarak geçilecek bir yol halısı gibi böyle serilmişti…

Kadın-erkek oradaki İzmirliler:

-‘Buyurunuz, geçiniz. Bizim öcümüzü yerine getiriniz! Yabancı kral, bu evden içeri, bizim bayrağımıza basarak geçmişti. Siz, lütfedin. Bu karşılıklı o lekeyi silin. Burası sizin şehrinizdir. Bu ev sizin evinizdir. Bu hak sizindir’ diye yalvarıyorlardı.

Sen, o yerde serili bayrağın önünde, bulunduğun noktada kaldın. Sana ağlaşarak yalvaran kadınlara, erkeklere tatlılıkla baktın:

-‘O, geçmişse hata etmiş. Bir milletin istiklalinin timsali olan bayrak çiğnenmez. Ben onun hatasını tekrar edemem’ dedin. Onu yerden kaldırttın ve bembeyaz mermerlere basarak içeri girdin.

İşte, sen İzmir’e ilk gün zaferinle böyle girdin.”1

1 ÜNAYDIN, Ruşen Eşref, Atatürk’ü Özleyiş, Türkiye İş bankası Atatürk ve Devrim Serisi, Ankara 2001, s. 154–166.

Kaynak: Atatürk’ten Gençliğe Unutulmaz Anılar, Ahmet Gürel, Mayıs 2009

Bu Yazı İçin Ne Düşünüyorsun?

Yapılan Yorumlar
Bir Yorum Yapın